Benjamin POOR – EBU (Avrupa Yayın Birliği Radyo Uzmanı)

Benjamin POOR – EBU (Avrupa Yayın Birliği Radyo Uzmanı)

Benjamin POOR – EBU (Avrupa Yayın Birliği Radyo Uzmanı)

AVRUPA’DA DİJİTAL RADYONUN YÜKSELİŞİ

Dijital radyo yayıncılığı yirmi yılı aşkın süredir Avrupa’da varlığını sürdürürken, 2017 yılı hatırı sayılır bir gelişmeye tanık olmuştur. EBU Medya İstihbarat Servisi’nin “2018 Dijital Radyo Pazarı İncelemeleri Raporu”nda belirtilen rakamlar, dijital ortamda erişilebilen 468 istasyonla birlikte dijital istasyon sayısının neredeyse yüzde 25 arttığını göstermektedir. Bu istasyonların çoğunluğu kamusal olmayan yayıncılara aittir ve özel yayıncıların dijital radyoyu, yenilikler getirmek ve yeni dinleyicilere ulaşmak için düşük maliyetli bir alan olarak tanıdığını ifade etmektedir.

İlk Dalgalar

Dijital dinleme büyüdükçe, dijital platformların birincil, hatta tek yayın yöntemi olduğu Dijitale Geçişi (DSO) planlama çabası da büyümektedir. EBU’nun, ulusal popülasyonları FM, DAB+ (Dijital Ses Yayını) ve Geniş Bant ile kapsamasına yönelik son “dağıtım maliyetleri analizi”, DAB+ kullanılarak yapılan dijital yayının, diğer alternatiflere göre önemli ölçüde düşük maliyetli olduğunu göstermiştir.

Norveç, İsviçre, Danimarka ve Birleşik Krallıktan oluşan “İlk Dalga” ülkeleri, şu anda kendi DSO planlarını ya uygulamakta, planlamakta ya da değerlendirmektedir.

Norveç 2017’de kendi DSO planını uygulayarak bunu yapan ilk ülke olmuştur. Ulusal ve bölgesel FM yayınları yerine DAB+ kullanma planı sırasıyla bütün bölgelerde uygulanmış, popülasyonun çoğunluğu Eylül sonuna kadar tamamlanmıştır. Sistem değişikliği, daha önce hizmet verilmeyen dinleyiciler için yeni markalar da dahil olmak üzere mevcut ulusal servislerin sayısını 5’ten 29 istasyona çıkarmalarına olanak tanımıştır.

Kesinti yüzünden günlük erişim oranında öngörülen düşüş, beklenenden daha az olmuştur. Şubatta yapılan EBU Dijital Radyo Zirvesinde, Avrupa’nın en büyük ticari radyo yayıncısı Bauer Media Group’tan Travis Baxter, “[Norveç’te] [2018’in sonuna kadar] toplam radyo dinleme oranı ve ticari radyo gelirleri artacak, halkın radyo dinleme oranı tekrar eski düzeyine gelecektir. DSO bir kesinti yaratacaktır ve ürkütücüdür, ancak sonuç herkes için başarılı olacaktır,” öngörüsünde bulunmuştur.

Son yıllarda İsviçre, 2024 yılı için öngördüğü DSO tarihinden çok önce, dijital yayın alanını önemli ölçüde inşa etmiştir. Ancak, hükümet, sanayi ve yayıncılar arasındaki sıkı işbirliği sayesinde DAB+’nın 2020’den itibaren ana dağıtım platformu haline gelmesi beklenmektedir.

Norveç’te olduğu gibi, başarı faktörleri, yeni otomobillerin DAB+ alıcılarıyla donatılmasının sağlanması, kamu bilgilendirme kampanyası, kamusal ve özel yayıncıların ortaklık kurmasıdır. Sadece dijital yayın yapan istasyonların sayısının, aynı anda hem dijital hem FM yayını yapan istasyonlardan fazla olması ve bunların hatırı sayılır çoğunluğunun kamusal değil ticari olması sayesinde dinleyicilere güçlü bir sunum yapılmaktadır.

Danimarka, halen, dijital radyo “liderleri” olarak kabul edilen ülkeler arasında, sadece dijital yayın yapan en düşük istasyon sayısına sahip olmasına rağmen, son zamanlarda, Kamu Hizmeti Medya Kuruluşları için daha geniş bir yerleşim alanı sağlamanın bir parçası olarak, DSO için bir yol haritası üzerine tartışmalar yapılmaktadır.

Birleşik Krallık çoğu alanda olduğu gibi DAB’ın da itici güçlerinden ve ilk uygulayıcılarından biri olmuştur. Birleşik Krallıkta dijital dinleme son derece yaygındır ve evde kullanılan alıcıların satışında mevsimsel sıçramalar görülmekte, yeni otomobillerin neredeyse yüzde 90’ı dijital alıcılarla donatılmış olarak satışa sunulmaktadır. Sadece dijital yayın yapan istasyonların sayısı 110 civarındadır ve en yakın rakibi olan İsviçre’nin yaklaşık iki katıdır.

Dijital dinleme payının bütün dijital platformlarda uzun zamandır beklenen bir oran olan yüzde 50’ye ulaşması 2018 yılında gerçekleşmiştir. Bu, hükümetin Temmuz 2010 tarihli Dijital Radyo Eylem Planında tanımladığı ölçütü karşılayacak düzeydedir ve “[DSO] için bir tarih belirleme kararını ele alma” sürecini tetiklemektedir.

Henüz ilan edilmediği halde, BBC’den Bob Shenan, son zamanlarda Viyana’da yapılan “Radyo Günleri” etkinliğinde ihtiyatlı fakat iyimser bir tonda konuşarak “Yeni içerikler DAB’ın en önemli miraslarından biridir” demiş, ancak olası bir DSO planının dinleyiciler tarafından yönlendirilmesi gereğini vurgulamıştır.

“Daha Fazla Radyo”

İkinci dijitalleşme dalgası Avrupa’nın diğer ülkelerinde, özellikle de Almanya, Hollanda, Belçika, Fransa ve İtalya’da gerçekleşmiştir. Bu ülkelerin toplam nüfusu 240 milyon civarındadır veya toplam Avrupa nüfusunun üçte birinin biraz altındadır.

Almanya, Avrupa’da Dijital Radyo için büyük bir pazardır ve federal hükümet dijitalleşme için bir yol haritası açıklamak üzere paydaşları bir araya getirmede ön alıcı bir rol oynamıştır. Plan, uygun cihazlara dijital alıcıların yanı sıra ek yayın veri hizmetlerinin (örneğin trafik bilgisi) dahil edilmesini zorunlu kılmayı ve melez radyonun (yayın ve IP’nin birbirini desteklediği) benimsenmesini kapsamaktadır.

Özellikle, Almanya’da DAB+’ı tanıtmak için yapılan bir pazarlama kampanyası (“Mehr Radio”, sözlük anlamıyla “Daha Fazla Radyo”) diğer ülkelerde de heyecanla başlatılmıştır. Almanya’nın kamu hizmeti yayıncılarından ARD grubu tarafından üretilen kampanya amblemi, DAB+ için yeni bir tüketiciye dönük marka olarak daha geniş alanda kabul görmüştür.

Hollanda ve Belçika, 2017 boyunca büyük değişiklikler görmüştür. Hollanda’da paydaşlar arasındaki işbirliği hükümet tarafından güçlü bir şekilde desteklenmiş ve beraberinde dijital dinleme oranlarında

büyük sıçramalar getirmiştir. Güçlü bir pazarlama kampanyasının yanı sıra kapsama alanındaki genişleme ve ek hizmetler, dijital radyonun dinleyiciler tarafından sıcak karşılanmasını sağlamıştır.

Belçika, diğer ülkelerle birlikte, araç içi dinleme deneyimi için değerli olan trafik bilgisi yayını ve zengin görsel slayt gösterisi gibi DAB üzerinden verilen ek hizmetlerin kullanımını benimsemiştir.

Fransa’da, DAB+ hizmetlerinin belli başlı kentlerde kurulması için 2014’te yapılan plan hızlandırılmıştır ki bu anakent alanlarının çoğunluğunun 2020’ye kadar kapsama alınacağı anlamına gelmektedir.

Bu noktada kilit etken, kapsanan nüfus, yakında ulaşılması beklenen yüzde 20’yı aştığında bütün radyo alıcılarının dijital olanaklara sahip olmasını zorunlu kılan yasadır.

Benzer değişiklikler, dijital olanaklarla ilgili bir yasanın 2020’de tam olarak yürürlüğe gireceği İtalya’da şimdiden oluşturulmuştur. Kamu yayıncısı RAI de ek hizmetleri ve otoyollarla tünellerde kapsamayı genişletme planını başlatarak dijital radyoyu desteklediğini açıklamıştır.

Avrupa ve ötesinde bu gelişmeyi takip eden ülke sayısı arttıkça ve her ülke kendi planını yapmayı sürdürdükçe, önümüzdeki birkaç yılda dijital radyonun parlak bir geleceğe sahip olacağı gözlenmektedir. Böylece radyo, yeni radyo hizmetleriyle mevcut dinleyicilerine daha iyi hizmet verme ve yeni dinleyiciler bulma olanağına kavuşacaktır.