Doç. Dr. Besim Yıldırım

Doç. Dr. Besim Yıldırım

Doç. Dr. Besim Yıldırım

Radyo Yayıncılığını Besleyen Bir İletişim Modeli Olarak Yeni Medya

 

Yeni iletişim teknolojileri, hayatımızın her alanında olduğu gibi radyo alanında da hem dinleme hem de yayıncılık pratiklerini önemli ölçüde dönüştürdü. Son 20 yıl boyunca İnternet ve uydu yayıncılığıyla bütünleşme içerisine giren sihirli kutu, İnternet teknolojisinin olduğu her yer ve mekânda yayıncılık yapabilmekte, dinleyicilerle buluşabilmektedir.  Türkiye’de özel radyolarla birlikte yeni bir süreci başlatan radyo, dönüşümün de simgesi olmuştur. 1990’lı yıllarla birlikte hayatımıza yeni renkler katan bu sihirli kutu, giderek gençlerin ilgi alanına girmiş ve her dönemde o dönemin konjonktürüne uygun bir dinamizm yakalamıştır. Özellikle son yıllarda radyo yayıncılığı; üretim, dağıtım ve yönetim süreçlerinde dijital bir dönüşüm geçirmiş, internet aracılığıyla tematik kanallara yönelerek tüm dinleyici kesimlerine ulaşmıştır.

Dünyada ve Türkiye’de İnternet kullanımının yaygınlaşmasıyla iletişim teknolojisinin giderek ucuzlaması, İnternetin pazar payını giderek genişletmiştir. Bu genişlemeyle, birçok alanda geleneksel medyadan ayrılan ve geleneksel medyaya oranla avantajlar barındıran yeni bir medya mecrası olarak ifade edilen ‘Sosyal Medya’ tanımı da ortaya çıkmıştır. Diğer kişilerle internet üzerinden sohbet etme olanağı tanıması, insanların kendilerini yüz yüze iletişime oranla daha rahat hissetmeleri ve anonim kimliklere bürünebilmeleri sebebi ile sosyal medya, toplumda hızla yayılmaya ve özellikle gençlerin tercih ettikleri yeni bir mecra olmaya başlamıştır. Sosyal medya, aynı zamanda kullanıcılarına pazar olanağı da sunmuştur. Sosyal medya üzerinden iletişim kuran insanlar birbirlerinin pazarı ve müşterisi olmaya başlamış; özellikle de sosyal medyanın bu şekilde kullanabildiğini fark eden firmalar bu mecrayı hem şirketlerini tanıtmak, hem de reklam yapmak amacıyla yoğun bir biçimde kullanmış ve kullanmaya da devam etmektedirler. Öyle ki; kendini küçük ölçekli bir işletme olarak tanımlayan bir firma bile, sosyal medyanın gücünü kullanarak çok daha fazla müşteriye ulaşabilmektedir.

 

Sosyal medya ve geleneksel medya arasındaki tanımlar her ne kadar farklı olsa da, hatta yer yer sosyal medyanın geleneksel medyayı ortadan kaldıracağı gibi uç tartışmalar yaşansa da; yine de her iki mecranın birbirlerini besleyen, destekleyen ve büyümelerini hızlandıran iki medya alanı olduğunu görmek zor değil.

 

Zira geleneksel medyanın bel kemiği sayılan gazete, radyo ve televizyon gibi kitle iletişim araçları içeriklerini İnternet aracılığıyla sosyal medyaya taşımanın ötesinde, hashtag kullanarak bir yandan sosyal medyada bu içerik ve programların konuşulmasını sağlayıp izleyici sayısını arttırabilmekte; bir yandan da bu programları izleyen kişilerle sosyal medya üzerinden etkileşime girerek programların içeriklerini dinleyici/okuyucu/izleyici eğilimleri çerçevesinde belirleyebilmektedir. Öyle ki İnternet üzerinden yapılan radyo yayınlarının;  İnternet sitesine konulacak bir sayaç vasıtasıyla siteye kaç kez girildiği, hangi programın kaç kişi tarafından dinlenildiği maliyetsiz bir şekilde tespit edilebilmektedir. Ayrıca dinleyicilerin eleştirileri, yorumları basit bir mesaj panosuyla alınabilmekte; anketler vasıtasıyla kamuoyu yoklamaları zahmetsiz ve maliyetsiz bir şekilde yapılabilmektedir. Şüphesiz tüm bu olanaklar izleyicilerin radyo yayınlarındaki içerik üretimine katılabilmesi için önemli bir altyapı sunmaktadır.

 

Podcasting; dinleyiciye istediği zaman ve yerde istediği kanalı ya da programı açıp dinlemesine, sonra kaldığı yerden devam etmesine olanak sağlayan bir yapı olarak sunulmaktadır.

 

Radyo yayıncılığı sayısal iletişim teknolojilerindeki gelişmeler çerçevesinde yeni stratejiler geliştirerek gelecekteki yerini sağlamlaştırmakta, geleneksel radyoculuğun dezavantajlarından kurtulmaktadır. Örneğin geleneksel radyonun, dinleyicinin radyo yayınını radyoyla eş zamanlı olarak dinleme sınırlılığı; dijital teknolojilerin sunduğu ve dizi halindeki dijital medya ürünlerinin (radyo programları, videolar vs.) İnternet üzerinden podcast teknolojisi ile sunulması sayesinde ortadan kalkmaktadır. Podcasting; dinleyiciye istediği zaman ve yerde istediği kanalı ya da programı açıp dinlemesine, sonra kaldığı yerden devam etmesine olanak sağlayan bir yapı olarak sunulmaktadır.

Diğer yandan radyo; İnternet teknolojisiyle bütünleşerek dinleyici kitlesini büyütmekle kalmayıp, internet marifetiyle dinleyici kitlesini içerik üretimine aktif olarak katabilmekte ve yine dinleyicilere kendi kişisel içeriğini oluşturabilmektedir. Örneğin, dijital ortamlar için hazırlanan bir takım uygulamalarda; dinleyicilere o anda dinlenilen içeriğin detayları sunulmakta, bu içeriği sosyal medyanın çeşitli mecralarında (Facebook, Twitter vd.) paylaşmasının yolu açılarak içeriğin üretilmesinde dinleyiciye aktif bir rol verilmekte ve içeriği daha sonra tekrar dinlenilmesi için favorilere ekleme seçeneği yer almaktadır. Taşınabilir cihazlarda İnternet kanalıyla ücretsiz radyo dinleyebilme fırsatı sağlayan bu tür uygulamalar, geleneksel radyo yayıncılığıyla dijital ortamların bütünleşmesinin en güzel örneğidir.

 

Hiç kuşku yok ki radyo; tüm bileşenleriyle yeni iletişim teknolojilerine entegre olduğu ölçüde bugün ve gelecekte daha güçlü bir şekilde günlük yaşamımızı renklendiren fon ses olarak kalmaya devam edecektir.

 

Ayrıca İnternet teknolojisi herkese, bir sermayeye ve altyapıya gerek kalmadan kendi radyosunu kurma olanağını da sunmaktadır. İnternet üzerinden hizmet sunan çeşitli firmalara dakikalar içinde ücretsiz ya da az bir maliyetle üye olarak, iyi bir bilgisayar sistemi ve bu işler için gönüllü olan birisi ile dünyanın her yerine online yayın yapabilen bir radyo kanalına kolayca sahip olunabilir. Bu durum alternatif medya olarak kabul edilen ve daha çok dijital formlarda beliren topluluk medyasının oluşmasına da zemin hazırlamaktadır. Topluluk medyası kategorisi; televizyon, gazeteler ve yerel dergiler gibi görsel ve basılı medyayı kapsasa da; gerek okuma ve izleme gibi belli bir zaman ve çaba gerektiren pratiklere ihtiyaç duymadan takip edilebilmesi, gerekse maliyetleri ve erişilebilirliği yüzünden yoksul topluluklar için hâkim durumdaki medya olan radyoyla daha güçlü biçimde bağlantılıdır.

Topluluk radyosu terimi elbette bu yazının sınırlarını aşacak ölçüde çok geniştir. Ancak kısaca alternatif bir medya modeli olarak ortaya çıkan topluluk radyolarını bir topluluk tarafından, ana akım medyaya alternatif olarak, kendi dillerinde kendi ihtiyaçları bakımından önemli saydıkları konularda kendi tüketimleri için içeriklerin üretildiği mecralar şeklinde tanımlamak mümkündür.  Devlet, piyasa aktörleri ve çok taraflı kurumların müdahalesinden özgür olduğu varsayılan topluluk radyoları; bu yönüyle, halkın içinden çıkan, halkın bir bölümünü etkileme gücü olduğu gibi bununla birlikte çok sesliliğe, demokrasiye katkıda da bulunan içerikler üretmeyi ve bu yolla toplumsal dönüşümü amaçlamaktadır.

İnternet teknolojisinin kitle iletişim alanında kullanılması toplumsal ilişkileri iyi yönde dönüştürebilecek, yerel ve küresel ölçekte sesi duyu(ru)lmayanların sesini duyuracak alternatif medya umudunu yeşertmiştir. İnternet medyasının haber üretim ve dağıtım süreçlerini geleneksel mecralara göre karşılıklı etkileşim özelliğiyle daha demokratik, katılımcı, çoksesli ve özgür hale getirebilme potansiyeli taşıması bu umudu büyütmüş. Öyle ki; bu potansiyelin kullanılabilmesinin belli siyasal, toplumsal, ekonomik ve kültürel koşulların oluşmasına bağlı olduğunu göz ardı eden, teknolojiye aşırı anlam yükleyen determinist görüşler bile ortaya çıkmıştır. Ancak unutulmamalıdır ki İnternet üzerinden yapılan her türlü yayıncılık; ezilenlerin, egemen görüşe muhalif olanların, yerelin ortaya koyduğu düşünsel temeller doğrultusunda yapılandırıldığında gerçek anlamda alternatif medya modeli oluşturabilecektir.

Sonuç olarak yeni iletişim teknolojileri, tüm geleneksel kitle iletişim araçlarında olduğu gibi radyo yayıncılığını da besleyen bir iletişim modeli olarak ortaya çıkmaktadır. Hiç kuşku yok ki radyo; tüm bileşenleriyle yeni iletişim teknolojilerine entegre olduğu ölçüde bugün ve gelecekte daha güçlü bir şekilde günlük yaşamımızı renklendiren fon ses olarak kalmaya devam edecektir.