Doç. Dr. Enderhan KARAKOÇ

Doç. Dr. Enderhan KARAKOÇ

Doç. Dr. Enderhan KARAKOÇ

KAMUSAL YARAR ANLAYIŞI ÇERÇEVESİNDE RADYO YAYINCILIĞI VE ETİK

 

Bilindiği üzere etik; bir toplum, kültür grubu, meslek ya da kurum tarafından benimsenen ve pratiğe dökülmesi beklenen davranış kurallarıdır. Ahlakla yakın bir ilişki içinde olmakla birlikte etik, bireyden çok kolektifin izlemesi gereken kurallar olması bakımından ondan ayrılır. Yine de bu ayrılık tam bir yalıtım olarak düşünülemez; ahlakla ve etik birbirine dönük ve birbirini besleyen kavramlardır. Ahlakın bütün davranışlarımızın seyrini belirleyen bir “buyurucu” olduğunu kabul edersek, etik de kurumların ya da yapılan faaliyetlerin ilkelerini oluşturur. Fakat etik kurallarının hukuki bağlayıcılığı ahlak kurallarından daha yoğun biçimde görülmektedir.

İletişim disiplini özelinde bakıldığında etik meselesinin “yayıncılık ilkeleri” başlığı altında toplandığı görülmektedir. Bu noktada yazılı basın ilkeleri ile görsel/işitsel yayıncılığın ilkeleri iki ayrı başlık altında incelenebilir. Basın Konseyi’nin benimseyip ilan ettiği ilkeler yazılı basın için etik kurallarının da tanzim edildiği bir manifesto hükmündedir. Buna göre aşağıdaki ilkeler yazılı basın için hem ahlaki bir kod görevi üstlenmekte hem de birçok açıdan hukuki bağlayıcılık özelliği taşımaktadır:

· Yayınlarda hiç kimseyi; ırkı, cinsiyeti, yaşı, sağlığı, bedensel özrü, sosyal düzeyi ve dini inançları nedeniyle kınamamak, aşağılamamak,

· Düşünce, vicdan ve ifade özgürlüğünü sınırlayıcı; genel ahlak anlayışını, din duygularını, aile kurumunun temel dayanaklarını sarsıcı ya da incitici yayın yapmamak,

· Kamusal bir görev olan gazeteciliği ahlaka aykırı özel amaç ve çıkarlara alet etmemek,

· Kişileri ve kuruluşları, eleştiri sınırlarının ötesinde küçük düşüren, aşağılayan veya iftira niteliği taşıyan ifadelere yer vermemek,

· Kişilerin özel yaşamını, kamu çıkarlarının gerektirdiği durumlar dışında yayın konusu yapmamak,

· Soruşturulması gazetecilik olanakları içinde bulunan haberleri, soruşturulmaksızın veya doğruluğundan emin olmaksızın yayınlamamak,

· Saklı kalması kaydıyla verilen bilgileri, kamu yararı ciddi bir biçimde gerektirmedikçe yayınlamamak,

· Bir basın organının dağıtım süreci tamamlanmadan o basın organının özel çabalarla gerçekleştirdiği ürünü, bir başka basın organı tarafından kendi ürünüymüş gibi kamuoyuna sunmamak, ajanslardan alınan özel ürünlerin kaynağının belirtilmesine özen göstermek,

· Suçlu olduğu yargı kararıyla belirlenmedikçe hiç kimseyi “suçlu” ilan etmemek

· Yasaların suç saydığı eylemleri, gerçek olduğuna inandırıcı makul nedenler bulunmadıkça kimseye atfetmemek,

· Kaynaklarının gizliliğini korumak,

· Bir gazeteci olarak görevini, taşıdığı sıfatın saygınlığına gölge düşürebilecek yöntem ve tutumlarla yapmaktan sakınmak,

· Şiddet ve zorbalığı özendirici, insani değerleri incitici yayın yapmaktan kaçınmak,

· İlan ve reklam niteliğindeki yayınların bu niteliklerini, tereddüde yer bırakmayacak şekilde belirtmek,

· Yayın tarihi için konan zaman kaydına saygı göstermek,

· Yanlış yayınlardan kaynaklanan cevap ve tekzip hakkına saygı duymak.

Buna benzer ilkeler görsel/işitsel yayıncılıkta da bulunmaktadır. Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanun’da radyo ve televizyonların yayıncılık ilkeleri de düzenlenmiş ve Radyo Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) tarafından yayınlanmıştır. Radyo televizyon yayıncılığında ana hatlarıyla şu ilkeleri görmekteyiz:

· Yayınlarda ifade özgürlüğü ilkesinin gözetilmesi esastır.

· Radyo ve televizyon yayınlarının, belirli usul ve esaslara bağlanmış olması, herkesin düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahip olması ilkesine aykırılık olarak yorumlanamaz.

· İfade özgürlüğü hakkı kullanılırken, bireylerin özel yaşamlarının mahremiyetine ilişkin meşru beklentileri dikkate alınmalıdır.

· Yayın hizmetlerinde herkesin yaşam hakkının yasalarla korunduğu ilkesinin göz önünde bulundurulması zorunludur.

· Medya hizmet sağlayıcı kuruluşlar; yayınlarda işkenceye, insanlık dışı ya da aşağılayıcı muamele veya cezaya tabi tutulma görüntülerine yer vermemelidir.

· Yayın hizmetlerinde şiddet; programın ana unsuru olmamalı, sıkça ve uzun sahnelerle yer almamalı ve teşvik edilmemelidir.

· Şiddet, abartılı şekilde izleyiciye aktarılmamalıdır.

· Şiddet içerikli görüntüler, çocukların ekran karşısında olduğu saat dilimleri içerisinde ekrana getirilmemelidir.

· Yayınlar müstehcen nitelikte olmamalı, utanç duygusunu hiçe sayan, cinsel dürtüleri harekete geçirmeyi amaçlayan ses veya görüntüler içermemeli ve cinsel duyguları sömürmeye yönelik olmamalıdır.

· Kamu yararı açıkça gerektirmedikçe, kimsenin özel hayatı yayın hizmetleri konusu yapılmamalıdır.

· Yayın hizmetlerinde, genel ahlaka ve ailenin korunması ile toplumun millî ve manevî değerlerine aykırı olmama ilkelerine azami özen gösterilmelidir.

· Medya hizmet sağlayıcı kuruluşlar, hukukun üstünlüğü, adalet ve tarafsızlık esasına aykırı yayın yapmamalıdır.

Elbette yukarıda sayılan temel ilkeler RTÜK tarafından çok daha ayrıntılı biçimde listelenmiştir ve sayılanların dışında kimi özel durumlara dönük ilkeler de mevcuttur. Fakat bu kapsayıcı ilkelerin de ötesinde her yayıncı kurumun söz konusu çerçevenin dışına taşmayacak şekilde, kendisine has belli ilkeleri de mevcut olabilir. Örneğin “kamu yayıncılığı yapmakla görevlendirilen tek yayın kuruluşu TRT; halkın geri bildirimine önem veren, açık, dinamik, üretken ve en önemlisi cumhuriyet ilkelerine bağlı, tarafsız yayıncılığı hedef edinmiştir”.

Bugün 6 ulusal ve 5 bölgesel radyo kanalı ile yayın yapan TRT Radyoları, tematik kanalları sayesinde radyonun tüm işlevlerini yerine getirmeyi amaçlamakta, bölgesel kanallarıyla da çoğulcu bir yayın anlayışını yansıtmaktadır. Program çeşitliliği göz önünde tutulduğunda, yayın akışının sadece müzik çalmak ya da eğlendirmek olmadığı; aynı zamanda eğitim ve haber programlarının da toplamda ciddi bir yekûn tuttuğu görülmektedir.

Radyonun; eğitim, haber verme, eğlence, eğlendirme, inandırma ve harekete geçirme ve reklam yayınlama gibi işlevlerinin hepsi birden düşünülecek olursa, bir radyo kanalının da her bir işlevde belli etik kurallara bağlı kalması ilkeli yayıncılık açısından son derece önemli olmaktadır. Bir radyo kanalı sayılan işlevlerin hepsini yerine getirmeyebilir; bazı radyo kanalları yalnızca eğitim amaçlı bazıları ise sadece eğlence amaçlı yayın içeriği üretebilirler.

Yukarıda vurgulamaya çalıştığımız radyo ve etik konusuna daha detaylı baktığımızda teknolojik dolayımlar özellikle dijital uygulamalar vasıtasıyla sunduğu içerikler ve etki alanı nedeniyle hayatımızın daha çok içerisinde olmuştur. Bilhassa diğer kitle iletişim araçlarıyla kıyasladığımızda cep telefonlarıyla hayatımızın içerisinde daha fazla yer aldığı ifade edilebilir. Bu yüzden etik kodların günümüzde daha çok dikkate alınması gereken bir mecra özelliği taşıdığı bir gerçeği unutulmamalıdır.

Bütün bu ifade edilenler özetlenecek olursa, yine de etik kurallara bağlılık her radyo için olmazsa olmazdır.