Doç. Dr. Enderhan KARAKOÇ

Doç. Dr. Enderhan KARAKOÇ

Doç. Dr. Enderhan KARAKOÇ

DİJİTAL RADYO YAYINCILIĞININ TOPLUMSAL ALANA ETKİSİ

Zamanın ilerlemesine bağlı olarak değişen dünyada insanın yeniliklerle tanışması da hızlanmıştır. Yeniliklerin insanın hayatına girmesinin en önemli aracı hiç şüphe yok ki teknolojidir. Teknoloji en güçlü adımını Sanayi Devrimi ile atmış ve önemini gün geçtikçe daha çok hissettirmiştir. Sanayi Devrimi gerçekleştikten hemen sonra hızla gelişen teknoloji ve onun sayesinde daha geniş topluluklara ulaşmayı başaran kitle iletişim araçları, dünya üzerindeki insanların kültürlerini, geleneklerini, dillerini ve günlük yaşam biçimlerini de değiştirmeye başlamıştır. Bu sayede bilgi aktarımı ve paylaşımı da kolaylaşmıştır.

Öyle ki, dijital teknoloji, günümüzde hayatı yeniden tanımlayacak konuma gelmiştir. Günümüzün en önemli kitle iletişim araçlarından olan internet yayıncılığı ve televizyon yayıncılığı gelişen ve sürekli dönüşen teknolojiyle birlikte yayın hayatlarına devam etmektedir. Bir dönemin en önemli kitle iletişim aracı olan radyo ise sanılanın tam aksine kendini dönüştürerek yayın alanını daha geniş kitlelere ulaştırmaya başlamıştır. Söz konusu bu durum, radyonun yeni adımlar atarak inovasyon sürecine girmesine imkân sağlamış ve yenilenme süreci başlamıştır. Bu yenilenme olgusu radyonun dijital dünya ile buluşmasını sağlamış ve radyo, yeni bir dönüşüm sürecine girmiştir.

Dijital yayıncılık, sayısal yayıncılık olarak adlandırılmakta ve sayısal yayıncılıktan önce var olan analog yayın sistemlerinin üstünlüğünü ortadan kaldırmaktadır. Dijital yayıncılığın eş zamanlılığı ve ses kalitesi analog yayıncılığa göre daha iyidir. Örneğin sayısal sinyaller analog sinyallere göre iletim noktasında daha az güç kullanırlar, sinyal geldiği sürece ses kaliteli bir şekilde gider. Analog yayıncılıkta bir verici tek istasyon taşıyabiliyordu, dijital yayıncılık ile birlikte bir servis birden fazla istasyonu taşıma kapasitesine sahip olmuştur.

Yeni teknolojilerin yaygınlaşmasına paralel olarak, kitle iletişim araçlarında sayısal yöntemlerin kullanılması, yayıncılık alanında da analog yayın yerine sayısal yayın sistemine geçişte önemli bir hız kazandırmıştır. Bilginin işlenmesi, depolanması ve yeniden kullanılmasında sayısal yöntemlerden yararlanılır olmuştur. Bilginin sayısallaşması, bu sürecin içinde yer alan mikro işlemciler vb. elektronik teknolojilerin gelişmesini sağlayarak enformasyonun depolama ve iletme kapasitesini artırmıştır. Sayısallaşma, metin, ses ve görüntüleri tek bir dile çevirmek ve enformasyonu sıkıştırmak konusunda sınırsız kullanım ve uygulamayı da beraberinde getirmiştir.

Bugün gelinen noktada sayısal radyo yayıncılığının ürünü olan DAB (Dijital Audio Broadcasting), teknolojisi ile radyo farklı bir boyuta geçmiştir. Hem yayıncılar hem de kullanıcılar için avantajları bulunmaktadır. Kullanıcılar için istedikleri formatları menüden seçmelerini sağlayan kolay bir sistemdir. İster araçta ister diğer vasıtalarda sinyal kesilmeden, frekans değiştirmeden kesintisiz bir radyo yayın imkânı sunmaktadır. Diğer bir avantaj; alıcıların bir ekran üzerinde hava durumu, trafik yoğunluğu, emniyet kuralları, borsa gibi görsel bilgilere ulaşacağı alt yapının sağlanması olmuştur.

Yani dijital teknoloji ile birlikte; okumayı, çalışmayı, yazmayı, gezmeyi, iletişimde bulunmayı, eğlenmeyi, dostluğu, etkileşimi, eğitimi, öğretimi artık daha farklı şekilde tanımlamak gerekir. Bilgisayar teknolojisinin gelişmesi bireylere yeni bir dünyanın kapısını açmıştır. Teknolojideki bu gelişmeler artık belirli makinalarla, sanayi uygulamaları ile sınırlı kalmamıştır; yapay zekâ hayatın her alanını yönetir duruma gelmiştir. Dijital teknoloji, mesafe kavramını değiştirirken; bireylerin yaşam alanları ise rafine olmuş, simgeleşmiş, kodlanmış, soyutlanmış bir dünyaya dönüşmüştür. Dünya ve dünya içinde var olan her ne varsa, sisteme yüklenirken ona ulaşamamak, erişememek, görememek durumu artık söz konusu değildir.

Pek çok ülkede önemli bir kitle iletişim aracı olan radyo, teknolojik gelişmeler nedeniyle yerini almaya çalışan ya da yerini alacağı düşünülen her platformla rekabet etmek zorunda kalmıştır.

O halde günümüzde toplumsal değişim her yerde ve her alanda var diyebiliriz. Öyle ki bu değişim ve dönüşümün dışında kalan bir mecra kalmamıştır. Teknolojik gelişmeler öyle hızlı ilerlemektedir ki çoğu kez takip etmek bile imkânsız hale gelmektedir. Bu çerçevede oluşan yeni medya olgusu beraberinde dijital bir toplumun oluşmasını sağlamış bireylerin etkileşimini hızlandırmıştır. Bilgi iletişim teknolojilerindeki gelişmeler radyo ve televizyon yayıncılığı alanında da büyük değişimlerin başlangıcını oluşturmuştur. Pek çok ülkede önemli bir kitle iletişim aracı olan radyo, teknolojik gelişmeler nedeniyle yerini almaya çalışan ya da yerini alacağı düşünülen her platformla rekabet etmek zorunda kalmıştır. Her yeni gelişmenin ardından radyonun tahtının sallandığı düşünülse de, radyo var olan tüm teknolojik gelişmelere kendini bir şekilde adapte etmiş ve her çıkan yeniliğin takipçisi olmuştur.

Yeni teknolojilerin yaygınlaşmasıyla birlikte radyo yayıncılığı da içerik üretiminde birtakım farklılıklara giderek bu değişime uygun hale gelmiştir. Örneğin birey ile daha fazla iletişim halinde olan samimi bir ortam sunmaktadır. Ayrıca diğer kitle iletişim araçlarından farklı bir yapıda olması, radyonun yalnızca kulağa hitap etmesi, konumunu özelleştirme açısından önemlidir. Böylelikle gündelik rutinin bir parçası olan radyo; yolculuklarda, çalışırken, spor yaparken kısacası gündelik hayatın aktiviteleri esnasında arka planda yer almakta ve dinleyicisinin ekstra olarak zamanını almadan ona eşlik etmektedir.

Yukarıda yapmış olduğumuz saptamalardan hareketle radyonun bir kitle iletişim aracı olarak kullanım ve ulaşılabilirliği diğer birçok araca göre daha üstün durumdadır demek mümkündür. Benzer şekilde günümüzde dijital iletişim teknolojilerinin ve internetin sunduğu imkânlar karşısında radyonun kendini dönüştürmesi ve toplumla olan bağlarını kurabilmenin yollarını bulmuştur diyebiliriz.

Teknolojinin gelişmesine bağlı olarak kitle iletişim araçlarında görülen değişim radyo yayıncılığına da yansımıştır. Radyo, dönüşen teknolojiyle birlikte yeni bir işlevsellik kazanmış ve buna bağlı olarak geleneksel radyoculuk yerini tematik yayıncılığa bırakmıştır. Bu süreçte yapılan radyo yayınlarını daha az zahmetli ve masraflı kılan İnternet yayıncılığı, tematik yayıncılığın gelişmesinde önemli bir rol oynamıştır. Teknolojiyle birlikte yeni imkânlarla tanışan radyo, kendisiyle birlikte dinleyicisini de değiştirmiştir. Radyo artık geleneksel anlamda radyo olmaktan çıkmış, programların ne olacağını radyo programcılarının değil, dinleyicilerin belirlediği dijital bir araç haline gelmiştir. İlgi alanlarına göre ayrılmış kanallar olan tematik radyo kanalları günün yirmi dört saati spor, haber, müzik, çocuk gibi temalarla yayın yaparak kitlesel dinleyicilere yönelik genel yayından, belli dinleyicileri kapsayan yayıncılığa geçişi sağlamıştır.

Neticede her teknoloji gibi radyo da bir teknolojik aygıt olarak toplumun kültürünü etkileme ve dönüştürme gücüne sahip olmuştur. Yine dijitalleşme sayesinde her şeyden önce radyonun her yerde olması sağlanmıştır. Bu nedenlerden dolayı dijital teknolojinin ürettiği kültürü aracın ürettiği mesaj olarak nitelendirebiliriz. O halde radyo bu haliyle kültürü etkileyen, yoğuran, dönüştüren güçlü ve etkili bir dinamik olarak işleve sahip bir araç olma özelliğini taşmaktadır. Günümüzde ise toplumlar üretim süreçlerinin gerektirdiği dijital teknolojileri gündelik yaşamlarına dâhil ettikçe kendileri de dijital olandan etkilenmiştir. Aynen bir İnternet ağı gibi toplumun tüm noktalarına ulaşmış olan radyo insanla olan ilişkisini yeniden yapılandırmış ve yoluna devam etmiştir.