Dr. Öğr. Üyesi Ali Murat KIRIK

Dr. Öğr. Üyesi Ali Murat KIRIK

Dr. Öğr. Üyesi Ali Murat KIRIK

YENİ İLETİŞİM TEKNOLOJİLERİNİN RADYO YAYINCILIĞINA ADAPTASYONU

 

 

 

Teknolojinin belirleyici olduğu günümüzde bilgisayar, internet ve sayısal teknolojilerin kitle iletişimine entegrasyonu; hız ve haz kavramlarının etkileşimine olanak tanımıştır.

 

Gelişen iletişim teknolojileri toplumsal hayatı yeniden şekillendirmekte ve bireylerde sosyolojik açıdan dönüşüm meydana getirmektedir. Teknolojinin belirleyici olduğu günümüzde bilgisayar, internet ve sayısal teknolojilerin kitle iletişimine entegrasyonu; hız ve haz kavramlarının etkileşimine olanak tanımıştır. Etkileşim olgusuyla birlikte kaynak alıcı, alıcı da kaynak durumuna gelmiş; çok yönlü bir veri akışı yaşanmaya başlamıştır. İşitsel bir kitle iletişim aracı olan radyo da yaşanan bu dönüşümden olumlu bir şekilde etkilenmiş, çok farklı ortamlardan dinlenebilir bir duruma gelmiştir. Mobil radyolar, tabletler, akıllı telefonlar bu mecralardan sadece birkaçıdır.  Zaman ve mekân sınırının ortadan kalkmasıyla birlikte yayın içeriklerinde de köklü bir değişim yaşanmış, böylece radyo kapsama alanını giderek genişletmiştir. Yeni iletişim teknolojileriyle birlikte coğrafi sınırlar ve yayın iletimi esnasında yaşanan sorunlar da minimum düzeye indirgenmiştir.

 

İtalyan mucit ve elektrik mühendisi olan Guglielmo Marconi’nin sesi bir noktadan diğer bir noktaya iletim fikrinin ortaya çıktığı günden bu güne geçen süre zarfında radyonun sürekli bir gelişim safhası içerisinde yer aldığı görülmektedir. Bu gelişim yeni medyayla birlikte doruk noktasına ulaşmış; bilgisayar sistemleri, internet ve sayısal yayın teknolojisinin entegrasyonuyla birlikte radyonun yok olacağı tezi de adeta çürütülmüştür. Radyo her dönem teknolojik gelişmelerden olumlu bir şekilde etkilenmiş ve diğer kitle iletişim araçlarına oranla düşük maliyeti nedeniyle daha geniş bir kitleye ulaşabilmiştir.

 

Yeni iletişim teknolojilerine göz atıldığı vakit internet hemen göze çarpmaktadır. İnternet teknolojisinin radyo yayıncılığına etkisi oldukça önemlidir. Radyonun internete entegrasyonuyla birlikte dinleyiciler birer yayıncıya dönüşmüştür. Kendi radyosunu internet ortamında kurabilen dinleyiciler, yayınlarını tüm dünyaya iletebilecek hale gelmişlerdir. İnternet teknolojisinin maliyetlerinin düşmesi ve DSL (Sayısal Abone Hattı) sistemlerinde yaşanan gelişmelerle birlikte internet radyoculuğu yaygın bir hal kazanmıştır. Radyo yayıncılığının iletim koşullarının değişiminin altında yatan en temel unsur şüphesiz ki teknolojik dönüşümdür.

 

Yeni iletişim teknolojilerinin radyo yayıncılığına büyük katkısı olmuştur. Bu katkıların başında ise podcast teknolojisi gelmektedir. Podcast: radyo yayını ya da benzer bir programın internetten çekilebilir ve kişisel ses cihazlarından dinlenebilir hale gelmesini sağlayan sayısal kayıtşeklinde ifade edilebilmektedir. Podcasting ile birlikte internet erişiminin olduğu her noktada bireysel yayın yapabilmek mümkündür. Podcast teknolojisinin 2004 yılında ortaya çıktığı görülmektedir. Podcast teknolojisi aracılığıyla kullanıcılar gerek amatör gerek profesyonel radyo yayınlarını internetin var olduğu her noktadan takip edebilmektedir. Podcasting, abone temelli oluşturulmuş bir sistem olmakla birlikte geleneksel radyo yayıncılığına oranla oldukça düşük bir maliyete sahiptir. Podcast sisteminin birçok avantajı da bulunmaktadır.

 

1990’lı yılların sonlarına doğru internet radyoculuğu gelişim göstermiş ve bu yayın teknolojisi geleneksel radyo yayıncılığına oranla birçok avantajı beraberinde getirmiştir.

 

Radyo yayıncılığına farklı bir soluk getiren bu sistemde zaman kısıtlaması bulunmamaktadır. İstenilen her zaman diliminde yayın içerikleri dinlenebilmektedir. Bunun dışında tekrardan dinlenebilme özelliği de mevcuttur. Podcast sisteminde hem ücretli hem de ücretsiz abonelik imkânı bulunmaktadır. Bu sayede kullanıcılar kendilerine en uygun abonelik sistemini seçebilmektedir. Yayın içeriklerine erişim ise oldukça kolaydır. İnternet ortamına bağlanan herhangi bir dijital cihaz üzerinden yayınlar takip edilebilmekte ve kişisel içerikler sunulabilmektedir. Yani her kullanıcı kendi radyosunu oluşturabilmekte ve diğer kullanıcılarla etkileşime geçebilmektedir. Hızlı bir şekilde değişiklik gösteren veriler sürekli olarak güncellenebilmekte ve yayın içerikleri buna bağlı olarak artmaktadır. Bugün birçok radyo, podcast sistemini kullanarak yayınlarını geniş kitlelere ulaştırabilmektedir. Podcast teknolojisi, web radyolarından çok daha kaliteli ses iletme imkânı sunmaktadır. Dosyalar sınırsız bir şekilde saklanabilmekte ve silinme söz konusu olmamaktadır. Bunun dışında dinlenemeyen herhangi bir içerik tekrardan indirilebilmekte, hatta içeriğin kopyalanabilmesi mümkün olmaktadır.

 

Kısacası internetle birlikte radyo yayın teknolojisi baştan aşağıya dönüşüme uğramış; AM, FM bantlarında meydana gelen sınırlılıklar ortadan kalkmıştır. Coğrafi açıdan kalkan sınırlar yayıncılığın dönüşümüne zemin hazırlamıştır. 1990’lı yılların sonlarına doğru internet radyoculuğu gelişim göstermiş ve bu yayın teknolojisi geleneksel radyo yayıncılığına oranla birçok avantajı beraberinde getirmiştir. Web radyosu, geleneksel radyoyla karşılaştırıldığında hem daha düşük maliyete sahiptir, hem de çok rahat bir şekilde kurulabilmektedir. Mikser, mikrofon gibi teknik malzemelere gereksinim yok denecek kadar azdır. Çünkü bilgisayarlar ve akıllı cihazlara entegre mikrofonlar sayesinde yayınlar gerçekleştirilebilmektedir. Bu sayede alternatif yayın içerikleri radyo dinleyicileriyle buluşabilmektedir.

 

Web radyoculuğu, yayınları teknik açıdan değiştirirken içeriksel anlamda da geleneksel radyonun sunduğu benzer programları bünyesinde barındırmıştır. Web radyoları genellikle bilgisayarlar, akıllı telefonlar, tabletler ya da özel cihazlar vasıtasıyla dinlenebilmektedir. Yalnızca internet bağlantısının olması yayınların iletimi ve takibi için yeterlidir. Fakat internet radyoculuğunun da birtakım dezavantajları bulunmaktadır. İnternet bağlantısında meydana gelen aksamalar, kopmalar ve ses kalitesindeki sorunlar bu dezavantajların başında gelmektedir. Gerek özel uygulamalar, gerekse de web siteleri üzerinden internet radyoları dinlenebilmektedir.  İnternet radyoculuğu network adı verilen ağ sisteminin de gelişimini hızlandırmıştır. Dünya genelinde yer alan geleneksel ve yeni nesil radyoları bünyesinde barındıran ağ sistemleri tek bir çatı üzerinden bütün dinleyicilere ulaşabilmektedir. Bu sistemlerin başını TuneIn çekmektedir. Amerika Bileşik Devletleri’nde 2002 yılında kurulan TuneIn yüz binin üzerinde radyoyu bünyesinde barındırmaktadır. Bu ağ sisteminin kullanıcı sayısı her geçen gün artmaktadır. TuneIn’in mobil uygulaması da bulunmaktadır. Bu uygulama sayesinde iki yüzü aşkın radyonun yayın istasyonları dinlenebilmektedir. Bilindiği üzere günümüzde pek çok Avrupa ülkesi yayınlarını DAB (Digital Audio Broadcasting) şeklinde gösterilen “dijital ses yayınları” aracılığıyla sunmaktadır. İnternet radyoculuğu bu sistemin en büyük alternatifi durumundadır.

 

İnternet, amatör radyoculuk ruhunun gelişimine de katkı sağlamıştır. Çünkü kendine güvenen, ancak radyo istasyonlarında program yapmaya yer bulamayan bireyler, kendi internet radyolarını kurarak ideallerini gerçekleştirebilmektedirler.

 

Bu durum internet radyoculuğunun daha demokratik bir yapıya sahip olduğunu açıkça göstermektedir. İnternet radyoculuğu, yayın dinlenirken aynı zamanda bireylerin farklı içeriklerle de ilgilenmesini sağlamaktadır. Yani bir bilgisayar ya da mobil bir cihaz üzerinden eş zamanlı olarak radyo dinlenebilmekte, kişisel işlemler gerçekleştirilebilmektedir.

 

İnternet teknolojisinin yanında uydu sistemleri de radyo yayıncılığına katkı sağlayan bir diğer teknolojik gelişim olmuştur. Özellikle televizyon yayınlarının iletimi için kullanılan uydular, radyo programlarının daha sorunsuz ve kolay bir şekilde dinlenebilmesini sağlamıştır. Radyo yayınlarının uydular aracılığıyla aktarılmaya başlaması, yayın içeriklerinin farklı ülkelerden dinlenebilmesini kolaylaştırmış ve tıpkı internet teknolojisinde olduğu gibi programların daha geniş bir coğrafyaya yayılmasına zemin hazırlamıştır. Ancak uydular üzerinden gerçekleştirilen radyo yayınlarının maliyetleri internete oranla oldukça yüksek olduğundan, amatör yayıncılar için pek de uygun değildir. Nitekim uydu transponderlerinin yüksek kira ücretleri bu durumu oluşturmaktadır. Ayrıca yayınların iletimi esnasında gerçekleşebilecek yağmur, fırtına vb. gibi doğa olayları sinyallerde büyük kayıplar meydana getirmektedir.

 

Görüldüğü gibi kendinden sonra birçok kitle iletişim aracı gelişim göstermesine rağmen radyo, teknolojik gelişmelerden her dönem olumlu bir şekilde etkilenmiş ve kendini revize edebilmiştir. Radyonun yalnızca sese dayalı bir kitle iletişim aracı olması pek çok açıdan avantaj sağlamıştır. Özellikle internet, bilgisayar, uydu ve sayısal teknolojilerin radyo ile gerçekleştirmiş olduğu etkileşim yayın içeriklerine de olumlu bir şekilde yansımış; dinleyici odaklı yayıncılık meydana gelmiştir. Radyonun gelecek yıllarda yok olmayacağı, aksine her yeni teknolojiyle birlikte hızlı bir dönüşüm sürecine girerek biçim değiştireceğini söylemek mümkündür.