Tüm Sayılar

Radyovizyon 28.Sayı

Radyovizyon 28.Sayı

Radyo yeni iletişim teknolojileriyle bütünleşerek iletişimde coğrafi sınırları ortadan kaldırmış, her milletin kendi kültürünü dünyaya ses ve söz sanatıyla duyurma olanağı sağlamıştır. Sanat toplumsal bir karakter taşıdığından, edebiyat ve müzik radyonun varlığına değer katmaktadır. Bu durumda radyonun misyonu öylesine önem arz etmektedir ki; programların içeriği, dinleyiciyle iletişimi ve sunumun içtenliği ses ve söz sanatının uygulanmasının altın anahtarı olmuştur. Bu fikirden yola çıkarak, bu sayımızın dosya konusunu “Radyo’da Edebiyat ve Müzik” olarak belirledik. Bu çerçevede, “Sesin gücüyle yazılı metin nasıl bir dönüşüme uğramıştır?”, “Radyonun müzikle etkileşimi nasıldır?”, “Türkülerimizin radyo ile kültürel hayatımıza etkisi nasıl olmuştur?”, “Müzik eserlerinin genç kitleye ulaşmasında radyonun işlevi nedir?”, “Toplumsal değişim sürecinde radyo içeriklerinde uyum nasıl olmalıdır?”, “Radyodaki edebiyat programlarının temel amacı nedir?” gibi temel sorulara yanıt bulmayı amaçladık. Türkiye’nin dört bir yanındaki üniversitelerden akademisyenlerimizin ve TRT’ye yıllarını vermiş radyocular ile alanında uzman kişilerin katkılarıyla hazırladığımız dosya konumuzda; radyonun sadece bir masal anlatıcısı olarak değil, dinleyiciyi edebiyat eserleriyle buluşturan bir araç olduğunu ortaya koyan radyo oyunlarından, eserlerini radyolardan dinlediğimiz edebiyat dünyamızın önde gelen yazar ve şairlerimizden, TRT radyolarında müzik yayıncılığı ve tarihçesinden, radyo yayıncılığında analogdan dijitale geçiş sürecindeki uyumundan da bahsediyoruz.

Devamını oku
Radyovizyon 25.Sayı

Radyovizyon 25.Sayı

Tarihsel yapıya baktığımızda radyonun, haberciliğin gelişimini sağlayan en önemli kitle iletişim aracı olduğunu söyleyebiliriz. Dünyanın hızla değiştiği ve iletişim teknolojilerinin ciddi dönüşümler geçirdiği dönemlerde, radyonun haber verme ve toplumu bilgilendirme misyonuna nasıl ve ne kadar sahip çıktığına bu sayımızda şahit olacaksınız. Bu bağlamda, TRT Radyo Dairesi Başkanı Amber Türkmen ile gerçekleştirdiğimiz röportajda ise, TRT Radyo ailesine çok yakında katılacak olan TRT Radyo Haber kanalıyla ilgili bütün ayrıntıları bulacaksınız. Radyonun özellikle afet ve olağanüstü durumlarda, kriz anlarında doğru ve güvenilir haberin tek adresi olduğunu kanıtladığımız bu sayımızda dosya konumuzu “Radyo Haberciliği” olarak belirledik.
Radyo’nun habercilik açısından diğer kitle iletişim araçlarına göre daha avantajlı olduğu; gelişen iletişim teknolojileriyle farklı bir kimliğe bürünmüş ancak hiçbir zaman popularitesini yitirmediği noktasından hareketle, “Radyo Haberciliği’nin özellikleri ve toplumsal fonksiyonları nelerdir?”, “Teknolojiyle birlikte radyonun sadece sese dayalı iletişim özelliği, zaman içinde zayıflar mı?”, “ Ticarileşme ve teknolojik değişimin radyo haberciliğine etkileri nelerdir?”, “Radyo’da haber program sunumu nasıl olmalıdır?” gibi temel sorulara yanıt bulmayı amaçladık. Türkiye’nin dört bir yanındaki üniversitelerden akademisyenlerimizin, Asya-Pasifik Yayın Birliği’ne üye yayın kuruluşlarının üst düzey yöneticileri ve TRT spikerlerinin katkılarıyla hazırladığımız dosya konumuzda; radyo ve haber ilişkisi, afet ve olağanüstü zamanlarda radyo gazeteciliğinin rolü, radyo haberciliğinin geleceğine ilişkin kestirimler, radyoda spor haberciliği, güçlü bir kamuoyu oluşmasını sağlayan radyonun rolü ve işlevini ortaya koyan kamu radyosunun sorumluluğundan da bahsediyoruz. Buna ilişkin olarak “Türkiye’nin Ortak Sesi TRT Radyoları’nın zengin içeriklerini de sizlerle paylaştık.
2017 yılında yeni sayımızla birlikte dergimizi QR kod ile dinleyebileceksiniz. Radyovizyon’da dinleyeceğiniz ve okuyacağınız tüm bilgiler yolunuza ışık olsun. Her zaman hatırlamalıyız ki; bilgi bizi güçlü kılıyorsa, bu gücü bize en hızlı sağlayan kitle iletişim aracı hâlâ radyodur. Nice radyolu güzel yıllara…

Devamını oku