Radyovizyon 30.Sayı

Radyovizyon 30.Sayı

Radyovizyon 30.Sayı

Yeni iletişim teknolojileri sayesinde dinleyicinin radyo yayın içeriğinin üretim sürecindeki rolüne şahit olacağınız bu sayımızda dosya konumuzu “Radyo’da İçerik: Dönüşüm ve Eğilimler” olarak belirledik. Bu çerçevede yeni medya mecralarının radyo içeriğinin üretimine birey merkezli yapmış olduğu etkiden hareketle; “Radyo yayıncılığındaki yapısal dönüşümler ile üretim, iletim ve yeni hizmetler çerçevesinde sayısal teknolojilerin radyo yayıncılığı üzerindeki değişimleri nelerdir? Analogdan sayısal teknolojiye geçiş sürecinde iletişim ortamlarında dönüşümün radyo yayıncılığına ve içeriğine etkisi nasıl olmuştur? Radyo’nun dönüşüm sürecinde dinleyici kitlesindeki değişim ve dinleme alışkanlıklarında ortaya çıkan farklılıklar nelerdir? Güçlü ve etkileyici bir radyo deneyimi nasıl oluşturulur?” gibi temel sorulara yanıt bulmayı amaçladık. Türkiye’nin dört bir yanındaki üniversitelerden akademisyenlerimizin katkılarıyla hazırladığımız dosya konumuzda radyonun yeni medya mecralarıyla ilişkisinin yanı sıra radyonun gelişim sürecinin tarihçesi, kamusal yarar anlayışı çerçevesinde radyo yayıncılığı ve etik, medya ve popüler kültür ilişkisi bağlamında özel radyoların içerikleri ile radyoda haber yayıncılığının inceliklerinden de bahsediyoruz.

 

DİNLEYİCİNİN SÖZÜ RADYONUN SESİ

Geleneksel iletişim araçlarından radyonun yeni medya teknolojileriyle entegre olması hem radyo yayıncılığında içeriksel olarak değişimler getirmiş hem de dinleme alışkanlıklarında dönüşüme yol açmıştır. Yanı sıra radyo, kendinden önceki ve sonraki kitle iletişim araçlarının yapısını da değişikliğe uğratmıştır. Yeni iletişim teknolojisiyle küçülmeye başlayan radyo, etki alanını sınırsızlaştırmış ve radyoyu farklı iletişim araçlarından dinlemek mümkün hale gelmiştir.

Radyo ilk dönemlerinde propaganda amaçlı kullanıldığı için toplumun geneline seslenirken, günümüzde bireye hitap etmekte ve dolayısıyla bireyin isteklerine göre şekillenmektedir. Dinleyici artık hem üretici hem de tüketici kimliğiyle radyo dinleme etkinliğini kendisi yaratabilir konuma gelerek katılımcı bir role bürünmüş, pasif konumdan aktif konuma geçmiştir. Böylece radyo bugün program içeriklerini radyo programcılarının değil dinleyicilerin belirlediği bir araç haline dönüşmüştür.

Yeni iletişim teknolojileri sayesinde dinleyicinin radyo yayın içeriğinin üretim sürecindeki rolüne şahit olacağınız bu sayımızda dosya konumuzu “Radyo’da İçerik: Dönüşüm ve Eğilimler” olarak belirledik. Bu çerçevede yeni medya mecralarının radyo içeriğinin üretimine birey merkezli yapmış olduğu etkiden hareketle; “Radyo yayıncılığındaki yapısal dönüşümler ile üretim, iletim ve yeni hizmetler çerçevesinde sayısal teknolojilerin radyo yayıncılığı üzerindeki değişimleri nelerdir? Analogdan sayısal teknolojiye geçiş sürecinde iletişim ortamlarında dönüşümün radyo yayıncılığına ve içeriğine etkisi nasıl olmuştur? Radyo’nun dönüşüm sürecinde dinleyici kitlesindeki değişim ve dinleme alışkanlıklarında ortaya çıkan farklılıklar nelerdir? Güçlü ve etkileyici bir radyo deneyimi nasıl oluşturulur?” gibi temel sorulara yanıt bulmayı amaçladık. Türkiye’nin dört bir yanındaki üniversitelerden akademisyenlerimizin katkılarıyla hazırladığımız dosya konumuzda radyonun yeni medya mecralarıyla ilişkisinin yanı sıra radyonun gelişim sürecinin tarihçesi, kamusal yarar anlayışı çerçevesinde radyo yayıncılığı ve etik, medya ve popüler kültür ilişkisi bağlamında özel radyoların içerikleri ile radyoda haber yayıncılığının inceliklerinden de bahsediyoruz.

Radyo mecrasının geçirdiği bu evrim onu yok etmemiş üstelik daha da ileri konuma taşımıştır. Radyo yeni medya araçları sayesinde özelliklerini artırmıştır. Sadece işitsel bir mecra olan radyo, yeni iletişim teknolojileriyle işitsel özelliğinin yanı sıra görsel bir medya olarak karşımıza çıkmıştır. Radyo bugün geleneksel medyanın yeni medya araçları ile iç içe geçmesi sonucu boyut değiştirmiş ve yeni bir kimlik kazanmıştır. Yeni kimliğinde fiziksel olarak küçülürken, dinleyicisini de içine almış, dinleyicinin sözü artık radyonun sesi olmuştur.

Her toplumun tarih, sanat ve kültürel zenginliğini içinde barındıran ve kuşaktan kuşağa aktaran nostaljik radyo, yeni kimliğiyle dinleyicinin katılımını sağlayarak karşılıklı fikir alışverişini sağlamış, anlama ve anlatma yöntemleriyle kalıcı ve uzun vadeli ilişkiler kurma yolunda önemli bir adım atmıştır. Bu özelliği onu kitle iletişim araçları içerisinde daha da güçlü hale getirmiş ve hepimizin hayatının  vazgeçilmezi kılmıştır. Radyoyla nice yıllara…